728x90
SAĞLIK:
Psikyiatrik rahatsızlık nevrozlar intihara götürüyor

Psikiyatrik rahatsızlıkların en yaygınlarından biri olan Nevrozlar, kişiye çevreden gelen menfi bir temas sonucu oluşan çatışma ve düşünce bozukluklarıdır. Nevrozların doğrudan doğruya çevre ile ilgili ruhi hastalıklar olduğunu ifade etmiştik. Nörotik bir reaksiyona sebep olan dış tesirler hayatın her safhasında ortaya çıkabilmekte, şahsı sıkıntıya sokarak rahatsız edebilmektedir. Bu durumun sonu intihara kadar gidebilmektedir.

Bunlardan en erken görüleni anne ile çocuk arasındaki münasebetlerin bozulmasıdır. Ölüm, boşanma, terk, annenin evin dışında çalışmak zorunda kalması bozuk münasebetlerin ilk akla gelenleridir. Biz buna "anneden ayrılma aksiyetesi" diyoruz. Hangi sebeple olursa olsun anneden ayrı kalan bir çocuk kendisini terkedilmiş hisseder. Yeterli bakımı ve ilgiyi göremediğinden insanlara ve dış çevreye emniyet edemez. Yine yeterli şefkati ve sevgiyi alamadığından güven duygusu gelişemez. Sevmeyi ve yardımlaşmayı öğrenemez. Herşeyden ve herkesten korkar. Büyük filozof Thomas Karlayl, 83 yaşında iken şunları yazmıştır. "Çocukluk hayatımın en eski ve beni en dehşete düşüren olayı annemi kaybetmemdir. Bu eksikliğin verdiği korkuyu bütün hayatım boyunca muhafaza ettim."

Her insan sevmek, sevilmek ve cemiyet içinde itibar edilir bir yer edinmek ister. Seven, sevilen ve ihtiyaçları yerine getiren insan kendisine ve çevresine güvenir. Bu çevre içinde iyi bir yer edinmek için mizacına ve kabiliyetelrine uygun bir hedef seçer. Seçtiği hedefe ulaşmak için çalışır. Eğer hedefine (idealine) doğru giderken çevre tarafından önüne aşamayacağı engeller çıkarılırsa ümitsizliğe kapılır, önce kendi kabiliyetlerinden şüphe etmeye başlar. Engelleri aşamadığından dolayı çevreden baskı ve tenkit gördüğü zaman da çevreye kızar. Ancak çoğu zaman bu kızgınlığını belli etmemeye çalışır; halk tabiri ile içine atar. Kızgınlıklarını biriktirdikçe iç çatışmaları ve huzursuzluklar şeklinde şahsı rahatsız etmeye başlar. Sevginin, şefkatin, yardımlaşmanın ve toleransın olmadığı veya çok az olduğu ailelerde yetişen çocuklar nevrotik tipler olmaya daima mütemayildirler. Keza baskıya ve zoraki kültür değişmelerine maruz kalan dikta rejimlerinde aynı şey hassas mizaçlar için mevzubahistir. Zira her iki çevredede çocuk ve fert "ne zaman, nerede, nasıl bir tehlike ile karşılaşacağım" korkusu ile yaşamaktadır.



Egzistansiyalistlerin ifadesiyle, sanayileşmiş medeni toplumlarda da korkunç bir yalnızlık içindedir. İtibarda olan insan değil makinedir. Her şeye bir maddi değer biçmekte, "para" bütün değerleri satın alan bir güç kabul edilmekte, mutluluk "milli gelir hasılası" ile ölçülmektedir. Akrabalık, arkadaşlık, komşuluk, hemşehrilik, vatandaşlık, din kardeşliği bağları gittikçe zayıflamış insanları birbirine yakınlaştıan bağlar kopmuştur. Hürriyet ve serbestlik adı altında ahlak kuralları çiğnenmiş; bir başkasını rahatsız etmemek şartı ile her şey serbest edilmiştir. Nikahsız beraberlikler ve gayri meşru eğlenceler manevi duyguları öldürmüş, ailenin kutsallığı prensibini alt üst etmiştir. Tıp alanında inkişaf eden bunca teknik imkanlara rağmen hastalıkların önü alınamamakta; hastaneler psikiyatri klinikleri dolup taşmaktadır. Adı güya "medeni toplum"a çıkmış cemiyetlerde gasp, soygunculuk hırsızlık, mala ve cana tecavüz, cinsel sapıklıklar, alkol ve uyuşturucu alışkanlığı, cinayet ve intiharlar devamlı artış kaydetmekte; alınan kanuni tedbirler yetersiz kalmaktadır. Sıcak aile ortamından, sevgiden şefkatten mührüm yetişen çocuklar ve gençler bir araya gelerek "çeteler" kurmakta kendilerini ihmal eden cemiyetten adeta intikam almaktadırlar.

Yukarıda özet olarak vermeye çalıştığımız "negatif çevre şartları" bir anlamda "nevroz"ları doğuran ve besleyen bir kaynak hükmündedir. Eğer bir kimse, kaybedecek birşeyi olmadığına inanacak kadar çevreden ümidini kesmiş ise kendisini korkunç bir yalnızlık içinde hisseder. Çeşitli korkular, endişeler ve şüpheler geliştirir. Aşamadığı engellerden, çözemediği problemlerden ve nihayet düşman çevreden kurtulmanın yollarını arar. Kimi zaman hisleriyle kimi zaman davranışlarıyla savunmaya geçer. Bazen kurtuluşun en kestirme yolu olan "intihar"ı seçer. Nervrozları kendi içinde anksiyete bozukluklar, somatoform bozukluklar ve dissosyalif bozukluklar olarak sınıflandırabiliriz.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hızlı zayıflama yolları, zayıflama için...
Kilo vermek, zayıflamak için öneriler nelerdir? En iyi diyet ve en iyi rejim hangisi? Nasıl zayıflarım?...

Haberi Oku