728x90
SAĞLIK:
Erken yürüyen ve Erken konuşan çocuklar üstün zekalı mı
Erken emekleyen, yürüyen ve erken konuşan çocuklar normal zekanın üstünde beceriler sergilediklerinden yaşıtlarından önce beceri sahibi olduklarından yaşıtlarından önce hayatı öğrenmeye başlıyorlar.



Bebeklerin yürümeye başladığı yaşla zeka seviyeleri arasında önemli bir bağlantı bulunuyor.


İngiltere'deki Cambridge Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre bir bebeğin erken yürümeye başlaması aynı zamanda ileride keskin bir zekaya sahip olacağının da göstergesi. 104 bebek üzerinde yapılan araştırma için uzmanlar "Erken yürüyen bebeklerin nesneleri ve şekillerini daha kolay tanıdığı ve bunları kolay kolay unutmadığını belirledik" diye konuştu.

Aileler için çocuklarının ne kadar zeki oldukları her zaman merak konusu olmuştur. Çocukların ilk bebeklik döneminden itibaren ortaya koydukları davranışlar onların zeka gelişim düzeyleri ile ilgili olarak bizlere fikir vermektedir. Bebeklerde emekleme yaşı ortalama 7-8 aydır. Buna göre bu ortalamadan daha önceki aylarda emekleme becerisi gelişen çocukların zeka düzeylerinin akranlarına göre daha üst düzeyde olduğu söylenebilir. Bu durumu şöyle izah etmek mümkündür. İlk aylarda hareket kabiliyeti sınırlı ortamlarda hayatına devam eden bebeğin çevresini öğrenme yönünde isteğinin oluşması onun zihinsel gelişimi ile doğrudan ilgilidir. Buna göre erken emekleyen bebeğin daha zeki olduğu söylenebilir. Merak duygusu üst düzeyde bir bebek, çevresini keşfedebilmek için beşiğinden uzaklaşmak durumundadır. Bu merak duygusu ve farklı nesne ve olayları tanıma isteği zekanın bir ürünü olarak ortaya çıkmaktadır. Emekleyerek evin odalarını ve diğer bölümlerini tanıyan bebeğe artık bu bilgilerde yeterli gelmeyecektir. Zeka gelişimi üst düzeyde olan bebek daha fazla öğrenebilmek için daha da uzaklara gitmek zorunda kalacaktır. Bu da erken yürüme becerisini kazanmasına yardımcı olacaktır. Ortalama 12-13 üncü aylardan önce yürüyen bebeklerin zeka gelişimlerinin akranlarına oranla daha üst düzeyde olduğunu söyleyebiliriz. Bu durumda da öğrendikleriyle yetinmeyen çocuğun zeka gelişim hızına bağlı olarak konuşmaya başladığını görmemiz mümkündür. Yürüyerek ulaşamadığı bilgileri artık sorarak ulaşmayı deneyen çocukların konuşmaya başlama yaşları onların zihinsel gelişim düzeyleri ile doğrudan ilgilidir. Zihinsel yeteneğin gelişim hızına bağlı olarak gelişen bu becerilerin son basamağı okuma ve yazma dönemidir ki; zeki olarak nitelendirdiğimiz çocukların 3 ve 5 yaşlarında okumaya geçmelerinin altında yatan gerçek de budur. Artık sorarak ve konuşarak elde edemediği enteresan bilgilere ulaşmanın en kolay yolu internet, televizyon, gazete ve dergilerde yer alan yazıları okumak olduğunu algılayan çocuk okuma ve yazma becerisini kazanmaya başlar.

Anne ve babalar; belirttiğimiz bu ortalama dönemlerden önce çocuklarının gerekli becerileri kazandıklarını gözlemlemişlerse şunu bilmeliler. Çocukları zihinsel ve özel yetenekler açısından akranlarından daha önde bulunmaktadırlar.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta; bu becerilerin çocuğun ihtiyacına bağlı olarak ortaya çıkmasıdır. Yani hiçbir çocuk gerek duymadıkça emeklemiyor, yürümüyor, konuşmuyor ve okuyup yazmıyor. Bu becerilerin kazanılması erken veya geç olması ya da normal süresinde gerçekleşmesi hep zihinsel gelişim ve düzeyiyle alakalıdır.

Toplumumuz içinde ortaya çıkan bir anlayışında düzeltilmesi açısında şu gerçeği ifade etmekte fayda vardır. İlköğretime başlamadan önce erken okuma ve yazmaya başlayan çocuklar için asla okuma ve yazma önerilmez. Bu oldukça yanlış bir inanıştır ve üstün zihinsel yapısı bulunan bir çocuğun donanımına ve natural yeteneklerine ihanet anlamına gelmektedir. İhtiyaçtan dolayı okuma ve yazmaya başlayan çocuğun bu isteğini yok saymak, engel olmaya çalışmak onun bu üstün özelliklerini kabul etmemek ve köreltmek demektir. Bunlardan daha üzücüsü bu yanlış inanışa da bazı öğretmenlerin çanak tutmuş olmalarıdır. Onlara göre erken okuma ve yazmaya başlamaktan ötürü çocuk birinci sınıfa başladığında zaten okuma yazma bildiği için canı sıkılacak ve okuldan soğuyacaktır. Hem kurallarına uygun olmayan bir okuma yazma olacağından oldukça da tehlikeli bir durumdur . Maalesef bu yanlış inanışlardan ötürü üstün ve özel yetenekli bir çok çocuğumuz heba edilerek normalleşmeye terk edilmişlerdir. Eğer bu çocukların okuma-yazma ve diğer yetenekleri bir ihtiyaca bağlı olarak ortaya çıkıyorsa vakit geçirmeden bu çocukların bu talepleri doğru bir yaklaşımla giderilmeye çalışılmalıdır. Bir çocuk dört yaşında okuyorsa ona bir öğretmen veya okuma ve yazma öğretimini kurallı gerçekleştiren bir öğretici bulunması gerekmektedir. Buna göre bu özelliklere sahip çocukların bir merkezde, bu bilim ve sanat merkezleri de olabilir vakit geçirmeden okuma ve yazma öğretimine alınmaları gerekmektedir.. 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hızlı zayıflama yolları, zayıflama için...
Kilo vermek, zayıflamak için öneriler nelerdir? En iyi diyet ve en iyi rejim hangisi? Nasıl zayıflarım?...

Haberi Oku