728x90
Nabi AVCI hakkında gensoru neden çıkarıldı?
MEB Nabi Avcı, hakkında verilen gensoru önergesi TBMM tarafından kabul edilmedi.Gensoru önergesi son zamanlarda eğitim camiasında çıkan taciz haberleri üzerine yapıldığı ve bunun üzerine önlemler alınması gerektiği söylendi. Nabi Avcı bu suçlamaları reddetti ve başarılarından söz etti.




MEB Nabi Avcı, hakkında verilen gensoru önergesi üzerine yaptığı konuşmada, Türkiye'nin 2002 yılı öncesine kıyasla eğitim-öğretim alanında sınıfta kaldığı iddialarını reddederek, Türkiye'nin uluslararası sınavlardaki başarısının arttığını söyledi.

Türkiye'nin Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) araştırmasında matematik alanındaki yeri 25 puan artarken OECD ülkelerinin ortalamasının 6 puan düştüğünü vurgulayan Avcı, "Türkiye, PISA uygulamalarına ilk katıldığı günden itibaren sürekli aşama kaydeden birkaç ülkeden biri. PISA'da fen ortalamamız 29 puan arttı. OECD ülkelerinin ise 1 puan arttı." dedi.

Avcı, Türkiye'nin uluslararası programlardaki başarılarını anlatarak, "PISA'nın resmi raporunda, alt düzeyde yer alan öğrenci oranındaki azalmanın Türkiye adına olumlu bir sonuç olduğu belirtiliyor. 2015 PISA raporunda bunların daha da iyi neticelerinin görüleceği vurgulanıyor." diye konuştu.

Bakan Avcı, bakanlığının sivil toplum, vakıf ve derneklerle etkin bir şekilde işbirliği yaptığını belirterek, Milli Eğitim Bakanlığının işbirliğine dayalı olarak 540 protokolünün şu anda yürürlükte olduğunu söyledi.

Avcı, "Milli Eğitim Bakanlığı uluorta konuşulacak bir bakanlık değil. Çok özensiz şekilde konuşulduğu takdirde toplumsal psikolojide, 18 milyon öğrencinin hedef olduğu kitlede ne tür sonuçlar doğrucağını bilemezsiniz. Onun için Milli Eğitim Bakanlığı konuşmaz, üzerine düşen sorumluğun gereğini yerine getirir." ifadesini kullandı.

- "17 günde Bakanlık olarak sorumluluğumuz gereğini yapmışız"

Karaman'daki cinsel taciz iddialarıyla ilgili ilk şikayetin 7 Mart 2016 tarihinde İl Milli Eğitim Müdürlüğüne geldiğini, aynı gün idari soruşturma açılarak, savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu anlatan Avcı, "15 Mart'ta soruşturma tamamlanmış ve aynı gün Bakanlığımız Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edilmiş. Savunmayı bile elden takip ederek almışız, 24 Mart'ta yapılan toplantıda ihraç kararı vermişiz. 17 gün içinde biz Bakanlık olarak sorumluluğumuzun gereğini hem idari hem adli bakımdan yapmışız." değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Avcı, 2001-2016 yıllarında memurluktan çıkarma talebiyle Bakanlığa 2 bin 494 dosya geldiğini, bunlardan bin 498'inin kabul edilerek, ilgili kişinin meslekten çıkarıldığını belirterek, 2001'de 451 olan dosya sayısının 2015 yılında 188'e düştüğünü kaydetti.
Gündeme gelen dosyaların yüzde 40'ında iddia edilen suçlar sübuta ermediği için ihraç kararlarının reddedildiğini ifade eden Avcı, ihraç kararı verilen dosyalardan bin 498'inin yüzde 7'sinin hırsızlık, yüzde 13'ünün devamsızlık, yüzde 41'inin cinsel suçlar, yüzde 2'sinin darp, yüzde 22'sinin zimmet, yüzde 6'sının siyasi suçlar, yüzde 4'ünün de sahtecilik suçundan dolayı verildiğini anlattı.
Bakan Avcı, 2015 yılında toplam 127 ihraç kararı verildiğini anımsatarak, bunlardan 70'inin, yüzde 55'inin cinsel suçlarla olduğuna işaret ederek, bin 498 ihraç kararında 621'inin yani yüzde 41'inin cinsel suçlar kapsamında verildiğini söyledi.

Avcı, "Son dönemde cinsel suçların medyada çok sık yer alması bu suçun arttığı anlamına gelmiyor. Son 15 yıl içinde en fazla cinsel suç sebebiyle ihraç kararı verilen yıl 2011, 80 kişiye ihraç kararı verilmiş. 2013'te 43, 2014'te 50, 2015'te 70 personel bu gerekçeyle ihraç edilmiş." diye konuştu.

Görüşmelerin ardından TBMM Genel Kurulu'nda, Milli Eğitim Bakanı Avcı hakkında verilengensoru önergesinin gündeme alınması kabul edilmedi.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "Türkiye, eğitim öğretim faaliyetlerinde sınıfta kalmadı, birkaç sınıfı birden geçerek gelişmiş ülkelerdeki standartları yakalamaya başladı." dedi.

Avcı, hakkında verilen gensoru önergesi üzerinde yaptığı konuşmada, önergenin haksız isnat ve temelsiz iddialardan oluştuğunu bildirdi.
"Ülkemiz, diğer alanlarda olduğu gibi eğitim alanında da 2002 öncesine göre çok büyük gelişmeler kaydetti." diyen Avcı, "Hükümetlerimiz döneminde çağdaş, bilimsel, laik eğitim normlarından uzaklaşmak bir yana evrensel düzeyde kabul gören ilke, değerler ve uygulamalar sistemimize entegre edilmiş, daha bilimsel, daha özgürlükçü, daha çoğulcu, daha demokratik bir eğitim evreni oluşturulmuştur. Bu yöndeki çabalarımız halen devam ediyor ve edecek." ifadesini kullandı.

Eğitimi her alanda hayat boyu devam eden bir süreç olarak tanımladıklarını ve planlamayı bu çerçevede yaptıklarını vurgulayan Avcı, bilimsel ve pedagojik gelişmelere karşı duyarlı; evrensel kabul ve ilkelerle uyumlu; medeniyet değerleri ve kültürel yapıyla barışık dinamik bir eğitim felsefesinin yürürlükte olduğunu belirtti.

Avcı, gensoru önergesinde iddia edilenin aksine, Türkiye'nin eğitim öğretim faaliyetlerinde sınıfta kalmadığını, birkaç sınıfı birden geçerek gelişmiş ülkelerdeki standartları yakalamaya, bu alandaki rekabetçi gücünü her alanda daha da artırmaya başladığına işaret etti.
-Okullaşma oranları
Okul öncesi eğitimde 2002 yılında 4-5 yaş grubunda okullaşma oranının yüzde 11; 2015-2016 eğitim öğretim yılında 4-5 yaşta yüzde 50, 5 yaşta da yüzde 67 olduğuna değinen Avcı, şunları kaydetti:

"İlköğretimde okullaşma oranı 2002 yılında yüzde 91, 2015-2016'da 6-9 yaşta yüzde 99, 10-13 yaşta yüzde 99,5. Ortaöğretimde 2002 yılında okullaşma oranı yüzde 50, 2015-2016 eğitim öğretim yılında 14-15 yaşta yüzde 85. Yükseköğretimde okullaşma oranı 2002 yılında yüzde 14,65; 2014-2015 eğitim öğretim yılında yüzde 40.

Cinsiyet oranları açısından baktığımızda da çok önemli gelişmeler söz konusu. İlköğretimde 2002-2003'te her 100 erkek çocuğumuza karşılık 91 kız çocuğumuzu okullaştırabilmişiz, 2015-2016 eğitim öğretim yılında her 100 erkek çocuğumuza karşılık 101 kız çocuğumuzu okullaştırmışız. Ortaöğretimde, 2002-2003 eğitim öğretim yılında kız çocuklarımızın okullaşma oranı yüzde 72, bu yıl yüzde 95. Yükseköğretimde kız çocuklarımızın okullaşma oranı 2002-2003'te yüzde 74, 2014-2015'te yüzde 90.
Derslik sayımız 355 bindi, 553 bin yaptık. Okul sayısına 2002-2003 öğretim yılında 50 bin 837, bu yıl 73.397. Gerek devlet üniversitelerinde gerek vakıf üniversitelerinde çok büyük ilerlemeler kaydettik. 2002-2003 öğretim yılında 2 bin 251 spor salonu vardı bu yıl itibarıyla 7bin 400 spor salonumuz var.

Kütüphane sayısı 11 bin 945'ti, şimdi 24 bin. Türkiye genelinde 9 tane bilim sanat merkezi vardı, şimdi 89 tane var. Bütün bu gerçeklere rağmen nasıl oluyor da Türkiye'nin 2002 yılı öncesine kıyasla eğitim öğretim faaliyetleri alanında sınıfta kaldığı iddia ediliyor?"

Gensoru önergesinin görüşmelerinin ardından, Cezai Konularda Uluslararası Adli İşbirliği Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine geçildi.
Anahtar Kelimeler
TbmmGensoruMeb Nabi Avcı
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

MEB'den 677 sayılı KHK ile ihraç edilen...
MEB 657 sayılı KHK ile ihraç edilen öğretmenlerin isimleri, ihraç edilen öğretmenlerin listesi

Haberi Oku