728x90
GÜNCEL:
Erdoğan: İkinci Bir Talimata Kadar Meydanları Boş Bırakmayın
Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşları meydanları boş bırakmamaları için çağrıda bulundu. İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yapılan o önemli açıklamalar şu şekilde haberimizde yer alıyor. Faizler düşecek mi? Fethullahçı terör örgütü elebaşı Türkiye'ye teslim edilecek mi?
TBMM'nin saygıdeğer başkanı, üyeleri, hanımefendiler, beyefendiler, sizleri öncelikle en kalbi duygularımla selamlıyorum. Bu buluşmamızın, bu bir araya gelişimizin tamamiyle demokratik bir hukuk devletini yıkmaya yönelik bir silahlı teşebbüsün ardından olmasını istemezdim. Ne yazık ki böyle bir teşebbüs ardından oldu.
Parlamento binamızı gezerken Meclis'imizin düştüğü bu hali görünce gerçekten büyük bir hüsran yaşadım diyebilirim. Bu teşebbüste bulunanların bu milletin evladı olması mümkün değil. Bunlar sadece askeri kılık kıyafet içerisinde, buna bürünmüş çok açık net teröristlerdir.
Ülkemizde, bölücü terör örgütünü biliyorduk, DAEŞ'i, PYD'yi biliyorduk, bunları biliyorduk fakat tanımı farklıydı. Ne diyorlardı, işte bunlar aynı zamanda dini grup, eğitimle uğraşırlar, silahla işi yok. Bunların silahla işi diğerlerinden çok daha farklı bir şekilde, bunlar bu milletin parasıyla elde ettikleri silahı, tüm uçaklarıyla, tanklarıyla, ağır silahlarıyla millete karşı kullanacak kadar alçak, hain, namussuzdurlar.
"BEKLEDİKLERİ NETİCEYİ ALAMADILAR"
Bunların Pensilvanya'daki yönetici şimdi oradan sürekli meydan okuyor. Kendine gel. Ve tabii bir taraftan da Türkiye'den kaçıp, oradaki çiftliklerinde buluştukları kişilerle beraber burayı izlemeye kalktılar. Hamdolsun, bekledikleri neticeyi alamadılar. Çünkü bunlar dini bildiklerini zannediyorlardı, ama bir şeyin farkında değildiler: En büyük hesap sahibinin Allah olduğunu bunlar hesap dışı tutmuşlardır.
Kendilerine göre koordinatlar istediler tutmadı, geldiniz Meclis'i vurdunuz. Milleti vurmaya kalktınız, işte onun için bu kardeşiniz elindeki telefonlarla, cep telefonlarıyla televizyonlara bağlandığı zaman, meydanlara milletimi davet ettiğim andan itibaren, milletim meydanları doldurduysa işte bunların hesabının dışındaki adımdı ve buraya yapılan o saldırıydı.
Milletime şu çağrıda bulunuyorum: İkinci bir talimata kadar sakın bu meydanları boş bırakmayın. Nihai kararı milletimizle vereceğiz ama biraz sabır. Çünkü, bu öyle bir virüs ki metastaz yapmış, bunun tam manasıyla kazınması, bazen bu kazımalar bile yetmez, hiç ummadığınız bir yerden üreyebilir. Ama biz bunu minimize etmek zorundayız. Bunlar takiyyeyi çok başarılı yapıyorlar, kendilerini çok iyi gizliyorlar. Bunlar bukalemuna saygsızlık olur, ondan öteler.
Parlamentomuzu gezerken gördüğüm hal, dünyaya örnektir. Batı gerçekten demokrasiye inandığını savunuyorsa, bize sağdan soldan ikircikli tavırlarla, parantez içi kınamalar yapmasınlar. Biz şu anda Dışişlerimiz vasıtasıyla tüm dünyaya videoları göndereceğiz.
Temenni ederim ki bunları gördükten sonra, halkın oylarıyla iktidar olmuş bir hükümete, halkın oylarıyla Cumhurbaşkanı seçilmiş bir cumhura, kolay kolay çıkıp da diktatör demezler. Ben milletimi çok ama çok çok iyi tanıdığımı zannediyorum ve şu olayda benim milletim dünyaya bir örnek çizmiştir. Ve benim milletim tankların karşısında dimdik durmuş, çocuğyla, kadınıyla, erkeğiyle hepsi şehadete yürümüştür. Esenler'deki hanımefendinin dün evladıyla görüştüm. Tek şey söylediler, yolunuz yolumuzdur. Biz annemizi kaybettik, ama bu yolda mücadeleye devam edeceğiz. Mesele bu. Biz bunu kaybetmemek durumundayız.
Birçok virüsler dolaşıyor, bakıyorsunuz ikinci etabı, üçüncü etabı gelecek. Ne kadar etabınız varsa hepsiyle beraber gelin.
O günden bugüne meydanlar geometrik artıyor. Ve daha da kararlı bir şekilde devam edecek.
"TSK, EMNİYET VE MİT'İN ALDANMAYAN PERSONELİNE TEŞEKKÜRLER"
Bu vesileyle TSK'mızın bu adilere, bu alçaklara bu yamyamlara aldanmayan personeline teşekkür ediyorum. Polis teşkilatımızın bunlara aldanmayan personeline, aynı şekilde istihbarat teşkilatımızın, bakanlıklarımızın bunlara aldanmayan personeline teşekkür ediyorum.
Allah'ın izniyle, çoğu gitti azı kaldı. Yargının bu süreçte bu kadar yoğun çalışması ve demokratik hukuk devleti içerisinde anayasanın, yasaların kuralları neyse bunları süratli bir şekilde işleterek karara varması bizim mutluluğumuzdur. Bazıları bu kadar çok kişiyi içeri almak doğru mu, diyor. Şimdi adalet çalışıyor. Gecikmiş adalet, adalet değildir.
"OHAL YASASI ÇIKTI DA MİLLET MARKETLERİ BOŞALTIP EVİNE Mİ GİTTİ YOKSA MEYDANLARA MI KOŞTU?"
Şu anda tüm güvenlik güçlerimiz ciddi manada her an teyakkuz vaziyette tedbirlerini almış, ülkemizde milletin güvenliğini en ideal şekilde sağlamanın gayreti içindeler. Özellikle Meclis çatımız altında siz değerli milletvekillerime ve milletime duyurmak istiyorum; dün OHAL yasası parlamentomuzdan geçti. Özellikle OHAL yasamıza destek veren tüm milletvekili arkadaşlarıma, siyasi partilere teşekkür ediyorum. Bunu önemsiyorum. Bunun içinde KHK'lar ile bir üç aylık süreç var. Fakat bunu birileri farklı yere çekmenin gayreti içerisindeler. Şu an yaptığımız görüşmelerde bir konu çok önemli: OHAL yasası çıktı da, dikkat edin millet evine mi koştu, marketleri boşaltıp evine mi gitti, yoksa tam aksi meydanlara mı koştu? Burası önemli.
Eskiden OHAL ilan edildiği zaman vatandaş marketleri boşaltıp stok yapardı. Şimdi tam tersi oldu. Çünkü bu OHAL yasası alışılmışın dışında. Tam aksine demokratikleşme sürecimizin hızlandırılmasını teminat altına alma adımıdır. Bu yasalarla birlikte parlamentomuzun şu süreci iyi işletmesi ve bir an önce bu FETÖ ve diğer terör örgütlerinden bu kurumlarımızı temizleme operasyonunun hızlandırılması olabilir.
Tabii burada istismarı yapılan bir konu daha var; ekonomi çöker. Ekonomi çökmez. Şu anda idarede hükümetimiz var. Silahlı Kuvvetler falan, hepsi kendi görevinin başında. Polisimiz görevinin başında. Anormal olan ne? Hükümet aynı görevini yapacak, bir de valiliklerin görevleri artacağı gibi, valilerin gücü de daha da artacaktır. Tasarruf alanları valilerimizin artacak ve illerimizde ekonomik çalışmalar olacak. Bir defa asla mali disiplinden taviz diye bir şey söz konusu değil.
Merkez Bankamız, piyasalarda herhangi bir likidite sıkıntısı olmayacak. Biz yatırımcılarımıza sesleniyoruz; tüm yatırımcılarımız, sakın yatırımlarınızı askıya almayın. Aynı kararlılıkla devam edin. Devlet olarak biz de devletin alt yapı üst yapı yatırımlarında asla ara vermeyeceğiz. 26 Ağustos'ta inşallah Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü açacağız. Ardından 20 Aralık'ta Boğaz'ın altından 2. bir geçiş ki bu otomobillerin geçişi olacak, tünelin açışını yapacağız. İnşallah süratle Kanal İstanbul, bir taraftan Çanakkale Köprüsü, ve bu dev yatırımları da yapacağız.
"FİNANS SEKTÖRÜNE SESLENİYORUM, FAİZLERİNİZİ DÜŞÜRÜN"
Bazıları diyor ki böyle dönemlerde finans sıkıntısı çekilir. Evelallah Türkiye çekmeyecek.
Türkiye bu süreç içerisinde Osman Gazi Köprüsü'nün açılışını yaşadı, verimliliği ortada. Finans sektörüne sesleniyorum; lütfen faizlerinizi düşürün. Bu millete, bu vatana eğer hizmet verecekseniz düşürün, biraz az kazanın ve yatırımcı sizin vereceğiniz bu cuz krediyle çok daha farklı adımları atabilsin. Ve bize farklı istihdamları getirsin.
OHAL ilan edildi diye, bazı ürünlerin satılmasında yüksek fiyat uygulamasına girenlere sesleniyorum; böyle bir yanlış teşebbüsün içinde olanlar olursa, bunların tepesine devletimiz biner.
"S&P'YE SESLENİYORUM; HADDİNİ BİL"
Türkiye'de bir anormallik yok ki. Akaryakıtta sıkıntımız mı var? Nereden çıkarıyorsunuz bu işleri. S&P ne yapıyor, düşürmeye çalışıyor, senin üyen değiliz ki, sen kimsin? Haddini bil. Sen Türkiye ile ilgili açıklama yetkisine sahip değilsin. Ama bunların derdi başka. Bu Türkiye düşmanlığından kaynaklanmaktadır. Ama biz bunları bir kenara koyuyoruz. Kimse bunların yaptıkları açıklamaları kaale almasın.
Milletim hiçbir endişeye kapılmasın. Şu üç aylık OHAL dönemini inşallah başarılı bir şekilde geçireceğimize inanıyorum. Bereketini sonunda inşallah göreceğiz. Bütün tedbirler alınmıştır, alınmaya devam edecektir. Ha gayret diyorum, hepinizi Allah'a emanet ediyorum.
 
 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

'FETÖ ile mücadele kararlılığımız...
Bakan Soylu: - "Terör örgütleri DAEŞ, PKK ve FETÖ ile mücadele kararlılığımız aynı şekilde devam...

Haberi Oku